Duygularla bağlantı kurmak, çocuğun hem sağ hem de sol beynini kullanarak deneyimlerini anlamlandırmasına yardımcı olur. Bu, zor zamanlarda çocukların acı çekmesini engellemekle kalmaz, aynı zamanda sorunlarla yüzleşip onlardan ders çıkarmalarını da sağlar. Sağ beyin duyguları işlerken, sol beyin bu duyguları mantıksal bir hikayeye döker. Eğer çocuk sol beyne çekilirse, duygularını inkar edebilir ve kendini eksik hissedebilir.
Sol beyne aşırı güvenmek, olayları bağlamından kopuk ve kelimenin tam anlamıyla algılamamıza neden olabilir. Bu durum, özellikle sağ beynin devreye girdiği durumlarda, mizahi bir şakayı bile yanlış anlamaya yol açabilir. Örneğin, yorgun veya modası geçmiş bir çocuk, konuşmanın sadece kelimelerine odaklanıp ses tonundaki veya beden dilindeki ince anlamları kaçırabilir. Bu, çocuğun savunmacı veya kızgın tepkiler vermesine neden olabilir.