Ebeveynlerin karşılaştığı zorlukların çoğu, çocukların akışta olmadığı, aşırı kaotik veya aşırı katı oldukları zamanlardan kaynaklanır. Üç yaşındaki bir çocuğun parkta oyuncak teknesini paylaşmaması katılığı, yeni arkadaşı tekneyi aldığında çığlık atması ve kum atması ise kaosu temsil eder. Bu durumlarda yapılması gereken, çocuğun akışa geri dönmesine yardımcı olmaktır.
Bu durum daha büyük çocuklar için de geçerlidir. Okul oyununda istediği rolü alamayan beşinci sınıf öğrencisinin ağlaması, mantığının duyguları tarafından kontrol edildiğini ve kaotik ile katı durumlar arasında gidip geldiğini gösterir. Çocuğun dengeye ulaşmasına ve daha bütünleşik bir duruma geçmesine yardımcı olmak mümkündür. Kaos ve katılık kavramları, çocuğun zorlu davranışlarını anlamaya ve bütünleşme durumunu değerlendirmeye yardımcı olur. Bütünleşmiş bir çocuk esnek, uyumlu ve dengelidir.