Davranışsal olarak zorlayıcı çocuklara yönelik yaygın olumsuz tanımlamaların (manipülatif, dikkat çekici, isteksiz, inatçı vb.) doğru olmadığını belirtiyor. Bu çocukların zorlayıcı olmalarının nedeninin, esneklik, uyum sağlama, hayal kırıklığına tolerans ve problem çözme gibi becerilerden yoksun olmaları olduğunu vurguluyor.
Bu becerilerin eksikliğinin, çocuğun her zaman zorlayıcı olmamasından anlaşılabileceğini açıklıyor. Zorlayıcı çocukların, çoğu insanın doğal olarak sahip olduğunu varsaydığı bu temel becerilere sahip olmadıkları için zorlayıcı davrandıkları fikri, geleneksel düşünceden önemli bir sapma olarak sunuluyor.