Çocuğun duygularını yönetme konusundaki zorluklarına karşı, onunla daha yoğun bir şekilde ilgilenmek veya "patronun kim olduğunu öğretmek" gibi yaklaşımlar genellikle işe yaramaz. Hatta tam tersi etki yapabilir. Bu durum, çocuğun çözülmemiş sorunlarının, örneğin annesinin kahvaltı için hazırladığı yemeği yememe gibi, aslında öngörülebilir olduğunu ve önceden çözülebileceğini gösterir.
Sayfada, kronik duygusal zorluklar yaşayan çocuklardan bahsediliyor. Bu çocuklar daha sık ve yoğun bir şekilde sinirli, ajite, huysuz ve yorgun olurlar. Kötü bir ruh halindeyken çoğumuzun hayal kırıklığıyla başa çıkmakta ve sorunları çözmekte zorlandığını, ancak bu çocukların sürekli kötü bir ruh halinde oldukları için bu konularda daha da fazla zorlandıkları belirtiliyor. Ayrıca, anksiyetenin mantıksal düşünmeyi engelleyebileceği ve küçük miktarda anksiyetenin harekete geçirmekte faydalı olabileceği, ancak aşırı anksiyetenin mantıksal düşünmeyi zorlaştırarak kişiyi daha da kaygılı hale getirebileceği vurgulanıyor.