Doğa ve yetiştirme kavramları, DNA ve genetik ile çevresel etkileşimler arasındaki ilişkiyi anlamak için önemlidir. Bu iki olgu, birbirine karşıt olarak değil, bir bütün olarak ele alınmalıdır. Genetik, DNA'mızın tamamını ve genlerimizi oluştururken, yetiştirme ise genetik olmayan çevresel faktörleri kapsar. Bu çevresel faktörler, doğum öncesi gelişimden yaşam boyu süren tüm etkileşimleri içerir.
Yirminci yüzyılda bilim, genetik belirleyicilik ve genetik inkarcılık arasında gidip gelmiştir. Öjenik hareketler, başarıların ve kusurların doğuştan geldiğine inanırken, İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde "boş levha" fikriyle çevrenin karakteri şekillendirdiği düşüncesi yaygınlaşmıştır. Ancak gerçek, bu iki uç arasında bir yerdedir ve genetiğin davranışlar üzerindeki etkisini reddetmek mantıksızdır. Spor gibi alanlarda başarı, fizyoloji ve anatomi gibi biyolojik temellere dayanır.