Genetik testlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, insanlar genetik kodlarını ırk, kimlik ve etnik köken gibi konuları tartışmak için kullanmaya başladılar. Bu durum, özellikle beyazların kendilerini Viking soyundan geldiğini iddia etmesi gibi yüzeysel ve romantik hikayelere yol açıyor. Yazar, Avrupa kökenli herkesin Viking atalara sahip olabileceğini belirtiyor ve İrlandalı, Galli ve İskoçların Kelt soyunu sahiplenmesinin, genetik verilerin bu grupların aslında birbirlerinden çok anakara İngilizlere benzediğini göstermesiyle çeliştiğini vurguluyor.
Bu tür genetik temelli kimlik iddialarının pek de verimli olmadığını belirten yazar, insanların klan, kabile ve ailelere aidiyet hissetme arzusunun bu anlatıları beslediğini ifade ediyor. Ancak coğrafya, ulus ve tarihten beslenen bu anlatıların aksine, atasal genetik bu tür kimlikler hakkında çok az şey söylüyor. Aynı spektrumun diğer ucunda ise beyaz milliyetçiler ve neo-Naziler, genetiği etnik kökenlerini ve sözde ırksal üstünlüklerini kanıtlamak için kullanıyorlar.