İnsanlığın küresel başarısı, gezegenin çeşitli ekolojik ortamlarına uyum sağlamasıyla başlamıştır. Gezgin, avcı ve çiftçi olarak doğamız, insanların birbiriyle etkileşim kurmasına yol açmış, bu etkileşimler biyoloji, DNA ve davranışlarımızdaki farklılıkları ortaya çıkarmıştır. Bu farklılıkların güç ve zenginlik peşinde koşarken yüceltilmesi, tarihimizdeki en acımasız eylemlere neden olmuştur.
Son yıllarda siyasi iklim değişmiş, milliyetçilik yükselmiş ve ırk tartışmaları daha görünür hale gelmiştir. Irk hakkındaki stereotipler ve mitler, sadece açıkça ırkçı olanlar tarafından değil, aynı zamanda iyi niyetli ancak yanlış yönlendirilmiş insanlar tarafından da yayılmaktadır. Bu yanlış yönlendirmeler, atletik başarıyı genetiğe bağlamak, Doğu Asyalı öğrencilerin matematikte daha iyi olduğunu varsaymak veya Yahudilerin parayla iyi olduğunu düşünmek gibi modern genetik çalışmalarını desteklemeyen görüşlere yol açmaktadır.